Günümüz Fetva Sorunları ve Fetva Usulü [5. Mâverâünnehir Yaz Seminerleri]

Dr. Ekrem Keleş, seminer kapsamında verdiği “Günümüz Fetva Sorunları ve Fetva Usulü” başlıklı dersinde, fetvanın mahiyeti, müftünün sahip olması gereken nitelikler ve günümüzde fetva alanında karşılaşılan temel sorunlar üzerinde durmuştur.

Hocamız, İmam Ebû Hanîfe’nin fıkhı “kişinin lehine ve aleyhine olan şeyleri bilmesi” şeklindeki tanımından hareketle fetvayı, İslam’ın güncel meseleler karşısında hayata uygulanma biçimi olarak açıklamıştır. Fetva vermenin kolay bir iş olmadığını, ciddi bir ilmî birikim ve büyük bir sorumluluk gerektirdiğini vurgulamış; İmam Nevevî’nin müftüyü “Allah adına imza atan kişi” olarak nitelendirmesini bu sorumluluğa örnek olarak zikretmiştir. Hocamız, müftünün Kur’an, sünnet, icmâ, mezhepler, fıkıh usulü ve Arapçayı iyi bilmesi; toplumun örfünü tanıması ve fetva vereceği konunun mahiyetini doğru kavraması gerektiğini belirtmiştir. Tıp ve iktisat gibi uzmanlık gerektiren alanlarda ise ilgili uzmanlardan yararlanılmasının zorunlu olduğunu ifade etmiştir.

Günümüzde fetva alanındaki başlıca sorunların ehliyetsiz kişilerin fetva vermesi, fetvanın doğuracağı sonuçların dikkate alınmaması, siyasi baskılar altında fetva verilmesi ve modern düşünce akımlarının etkisiyle İslam’ın temel kaynak ve ilkeleriyle çelişen görüşlerin ortaya çıkması olduğunu belirtmiştir. Bazı durumlarda, olumsuz sonuçlara yol açabilecek bir konuda fetva vermemenin daha isabetli olabileceğine de dikkat çekmiştir.

Hocamız, özellikle yeni ve karmaşık meselelerde cemâî fetvanın önemini vurgulamış; nevâzil konularında farklı alanlardan uzmanların yer aldığı kurumsal fetva meclislerinin ortak değerlendirme yapması gerektiğini ifade etmiştir.
Fetva verirken kolaylaştırma ilkesinin gözetilmesi gerektiğini belirten hocamız, bu bağlamda her zaman zor olanın azimet, kolay olanın ise ruhsat olmadığını; bazı durumlarda zor görünen hükmün ruhsat, kolay görünenin ise azimet olabileceğini ifade etmiştir. Bunun yanında zamanın değişiminin dikkate alınması, gerektiğinde tedricî hareket edilmesi, zaruret ve istisna hâllerinin değerlendirilmesi, özellikle muamelât alanında farklı mezheplerden yararlanılması, meselenin doğru anlaşılması, yasaklanan hususlara meşru alternatifler sunulması ve fetvanın ikna edici olması gerektiğini belirtmiştir. Hocamız; aşı, kürtaj, tüp bebek uygulamaları ve bankacılık işlemleri gibi güncel tıbbî ve iktisadî meselelerden örnekler vererek bu ilkelerin uygulamada nasıl kullanılabileceğini açıklamıştır. Bu tür meselelerde yalnızca klasik fıkıh bilgisinin değil, meselenin güncel gerçekliğinin ve teknik boyutlarının doğru anlaşılmasının da gerekli olduğunu vurgulamıştır.

Seminerin sonunda hocamız, günümüzde yaygınlaşan fetva anarşisine dikkat çekmiş; fetvaların ehliyetsiz kişilerden veya sosyal medya üzerinden değil, güvenilir ve kurumsal fetva mercilerinden alınmasının önemini vurgulamıştır. Fetva faaliyetinde ehliyet, takva ve usulün birlikte bulunmasının günümüzde yaşanan sorunların aşılmasında temel şart olduğunu ifade ederek seminerini tamamlamıştır.

X’de paylaşılmıştır.