İDE Akademi 2025–2026 Öğrenci Paneli 10

Uluslararası Mütefekkir Programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz öğrenci panellerinin onuncusu, Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün hocamızın moderatörlüğünde; dört değerli öğrencimizin “İslam’ın Geleceği ve Geleceğin İslam’ı” üzerine ufuk açıcı sunumlarıyla icra edildi. Panelimizden öne çıkan başlıklar şöyle:

İlk sunumda Kübra Yılmaz, “Yeisten İnşaya: Müslümanların Gelecek Tasavvuru” başlıklı sunumunda, İslam dünyasının bugün karşı karşıya olduğu en büyük krizin maddi imkânsızlıklardan ziyade bir “gelecek tasavvuru kaybı” olduğunu savundu. Aliya İzzetbegoviç’in yaklaşımından ilhamla; Müslüman coğrafyasındaki yaygın yeis ve karamsarlık halinin, tarihsel bilincin zayıflamasından kaynaklandığına dikkat çekti. Yılmaz, istikbalin pasif bir bekleyişle değil, aktif bir inançla inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak; çözümün “gayb” ile “gelecek” arasındaki ayrımı doğru yapmakta ve umudu somut bir gayretle yeniden ayağa kaldırmakta yattığını güçlü bir şekilde ifade etti.

İkinci sunumda Nursa’adat Afifah Mohamad, İslam’ın evrenselliği ile modern çağın getirdiği değişimler arasındaki ilişkiyi inceledi. Dinin sadece kültürel bir kimliğe indirgenmesinin yarattığı tehlikelere dikkat çekerek, İslam’ın insanlara değil, insanların İslam’ın ahlaki ilkelerine ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Teknolojik dönüşüm ve küreselleşmenin bireylerin dine bakışını köklü bir biçimde etkilediğini belirten Mohamad; geleceğin İslam tasavvurunun ancak Kur’an ve Sünnet’in ahlaki derinliğini ilim, tefekkür ve merhametle birleştirmekle güçlü kalabileceğini savundu. Müslümanların bir bina gibi kenetlenmesi gerektiğini hatırlatarak, geleceğin inşasında en büyük gücün takva ve sahih bir din anlayışı olduğunun altını çizdi.

Üçüncü sunumda Esra Güler Ayhan, 21. yüzyılda derinleşen değer krizini anlam, hakikat ve irade ekseninde ele aldı. Modern insanın teknik ilerlemeye rağmen yaşadığı yön kaybını Mehmet Görmez’in “dijital coğrafya” ve Taha Abdurrahman’ın “irade ölümü” kavramlarıyla analiz etti. Ayhan; günümüzdeki krizin sadece bir kural ihlali değil, insanın kendi ontolojik değerinden uzaklaşmasıyla oluşan derin bir varoluş krizi olduğunu savundu. Çözüm olarak bilginin ahlaka dönüşmesi gerektiğini vurgulayan sunum, bireyin ancak ilahi misaka sadakat göstererek “ahlaki bir özne” haline gelmesiyle bu anlam krizinden çıkabileceğini söyledi.

Son sunumda Süeda Nur Mermer, Prof. Dr. Erol Güngör’ün “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” eseri rehberliğinde, modernleşme sancısı çeken İslam dünyasının kapsamlı bir sosyolojik analizini yaptı. Sunumunda, güncel “İslami uyanışın” yalnızca tek bir nedene indirgenemeyeceğini; ideolojik iflaslardan ekonomik dönüşümlere kadar çok katmanlı bir arka plana sahip olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye özelinde “mektepli aydın” ile “irfan sahibi halk” arasında yaratılan yapay uçurumun ve “medeniyet kırılmasının” entelektüel enerjimizi nasıl tükettiğine dikkat çekti. Mermer; gerçek bir ihyanın ancak bu zihni parçalanmışlığın aşılması ve köklerine sadık, yerli bir düşünce geleneğinin inşasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.

Farklı perspektiflerin harmanlandığı panelimiz, geleceği pasif bir bekleyişle değil, ahlaki ve zihni bir inşayla kurma kararlılığıyla verimli bir şekilde sona erdi.