İDE Akademi 2025–2026 Öğrenci Paneli 11

İDE Akademi 2025-2026 döneminin son paneli, Mütefekkir Öğrenci Kampı kapsamında Enstitü yönetim kurulu üyelerimizden Sn. Fevzi Mutlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirildi. “21. Yüzyılda Değer Krizi ve İslam” başlığı altındaki panelimiz; dijital çağın getirdiği yapısal çöküşü ve anlam arayışını İslâmî kaynaklar ile psikoloji perspektifinden ele alan ufuk açıcı sunumlara sahne oldu.

İlk panelistimiz Sefa Nur Sürmeli konuşmasında, modernitenin insanı ve bilgiyi dinî zeminden kopararak değerler hiyerarşisini bozduğunu savundu. Haya, mahremiyet ve kul hakkı gibi kavramların dijital dünyada uğradığı erozyona dikkat çeken Sürmeli, mülkiyet odaklı yaklaşımdan “emanet” bilincine geçilmesi gerektiğini vurguladı.

İkinci panelistimiz Fatıma Firdevs Birol, “Dijital Çağda Bilgi ve Ahlâk Krizinin Ruveybida Hadisi Ekseninde Değerlendirilmesi” başlıklı sunumunda, dijitalleşmeyle birlikte bilginin usûl ve derinlik kaybederek hızla tüketilen bir metaya dönüştüğünü belirtti. Ruveybida hadisinden yola çıkarak, dijital çağda ehliyet ve liyakatin yerini popülerliğin aldığını vurgulayan Birol, bu epistemik krize karşı klasik hadis usûlündeki eleştirel duruşu dijital etikle buluşturan bir “tahkik bilinci” ve medya okuryazarlığı teklif etti.

Psikolog öğrencimiz Zeynep Alaca, “21. Yüzyılda Değer Krizi ve İslam” konusunu psikoloji ve anlam krizi ekseninde ele aldı. Modern insanın her şeyi kontrol etme illüzyonuyla “varoluşsal bir boşluğa” düştüğünü belirten Alaca; İslam’daki tevekkül ve rıza makamının psikolojik bir emniyet kemeri olduğunu vurguladı. Kabul ve Kararlılık Terapisi’nin (ACT) sunduğu değer odaklı yaşam modeli ile niyet ve istikamet bilincinin muazzam bir paralellik gösterdiğini ifade ederek, modern boşluğa karşı kadim hikmetle harmanlanmış bir şifa dili önerdi.
Son panelistimiz Masooma Akhter ise, çağımızdaki anlam krizinin temelinde kavramların yer değiştirmesi ve değerler hiyerarşisinin bozulması olduğunu belirtti. Sünnet’teki kavram tashihinden ilhamla; genç nesillere Furkan bilinci kazandıracak; “konfor ile huzur”, “çokluk ile bereket” gibi dengeleri gözeten “İslâmî hayat kavramları”nın eğitim müfredatına dâhil edilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Kampımıza katılan değerli hocalarımız Prof. Dr. Bünyamin Erul, Prof. Dr. Mehmet Akif Koç ve Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüne kıymetli değerlendirmeleriyle katkı sağladılar. Hocalarımızın yönlendirmeleri ile misafir ve öğrencilerimizin interaktif katılımıyla derinleşen tartışmalar, çağın krizlerine karşı vahiy ve akl-ı selim merkezli dinamik bir şifa dilinin üretilmesi noktasında ufuk açıcı bir zemine taşındı.