“İslam ve Psikoloji” seminer dizisi, Prof. Dr. Erol Göka’nın gerçekleştirdiği “İslam Düşüncesi ve Psikoloji Bağlamında Ruh-Beden Sorunu” başlıklı üçüncü oturumla devam etti. Hocamız sunumunda; ruh ve bedenin iki ayrı cevher olduğunu ancak bu iki cevherin daima bir ilişki içerisinde bulunduğunu belirterek, bu meselenin felsefi gelişiminde Descartes’ın çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Modern düşüncenin materyalist karakteriyle akıl ve inancı zıtlaştırma çabasına eleştirel bir perspektif sunan hocamız; sorgulayıcı bir zihin ile imanın aynı beyinde uyum içinde var olabileceğini savundu.
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel vasfın “eşyaya isim verme” yani simgesel dil üretme yetisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erol Göka, ruhsallığı tüketmeyen maddi alan çalışmalarının hakikati anlamlandırmadaki kıymetine değindi.
Özellikle “İslam Psikolojisi” şeklindeki kavramsallaştırmaların uygun olmadığını ifade eden hocamız, 9-10. yüzyıl çeviri faaliyetlerinden bağımsız düşünülemeyecek olan ilmünnefs mirasının dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti.
Büyük ilgiyle takip edilen program katılımcılardan gelen soruların cevaplanması ile sona erdi.



