Kur’an-ı Kerim’de Zihinsel Erdemler | Ders 5

Bu haftaki dersimizde Hadi Adanalı Hocamız, akıl, aklîlik ve akılcılık kavramlarını ele aldı. Ders, rasyonalizmin nasıl tanımlandığı, tarihsel süreçte nasıl şekillendiği ve bu kavramların Kur’an-ı Kerim’deki karşılıklarıyla nasıl ilişkilendirilebileceği üzerine kuruldu. Hocamız, aynı zamanda John Cottingham ve Jonathan Cohen gibi düşünürlerin metinlerine başvurarak rasyonalizm kavramının modern felsefedeki temellerini inceledi. Böylece akıl kavramının tarihsel dönüşümünün, dilsel kullanımlarının ve çağdaş felsefi çerçevelerinin nasıl göründüğüne dikkat çekmiş oldu.

Hocamızın ilk odaklandığı nokta, akıl kavramını tanımlama güçlüğü oldu. “Aklı neyle anlayabiliriz?” sorusu bağlamında, aklın yine akılla tanımlanmasının getirdiği döngüselliğe ve sınırlılıklara değinildi. Bu nedenle, aklın toplumsal ve kültürel bir varlık olarak dildeki yansımalarına bakmak amacıyla sözlükler, deyimler, atasözleri ve etimolojinin önemi vurgulandı. Etimolojinin kelimelerin tarihsel kırılmalarını göstermesi açısından önemi hatırlatan Hocamız, TDK’daki akıl tanımları üzerinden kavramın çağdaş sözlüklerdeki izdüşümünü değerlendirmekle kalmayıp Kamus-ı Türki ve Lehçe-i Osmani gibi klasik sözlüklerdeki “es” ve “us” kelimelerinde akla yüklenen anlamlarını da paylaştı. Atasözleri ve deyimlerin aklın kültürel ve toplumsal konumunu ortaya koyduğu, fakat anlam belirsizliği, anlam çokluğu ve mecaz ve metaforik anlamları içermeleri ve zaman zaman birbirleriyle çelişmeleri nedeniyle, bu kaynakları kullanmanın sorunlarına ve sınırlarına işaret etti.

Dersin temel analiz unsurlarından biri, Cohen’in aklîlik (rationality) üzerine yaptığı tasnif oldu. Cohen’in makalesinde aklîlik kapsamında ele aldığı dokuz çıkarım türü (tümdengelimsel çıkarımlar, matematiksel akıl yürütmeler, anlamsal gerektirmeler, tümevarımsal akıl yürütmeler, olasılık hesaplamaları, olgulardan hareketle yapılan çıkarımlar, araçsal aklîlik, amaçsal aklîlik, dilsel/iletişimsel aklîlik) kısaca değerlendirildi. Hocamız, bu dokuzlu yapının, aklın işlevlerini farklı açılardan görünür kılması ve rasyonel düşüncenin zenginliğini sergilemesi bakımından önemli bir yapı sunduğuna işaret etti.
Bir diğer yaklaşım ise Cottingham’ın rasyonalizm değerlendirmesi üzerinden incelendi. Cottingham’ın rasyonalizme ilişkin üç temel unsur olarak belirlediği a priori bilgi, zorunluluk ve doğuştanlık üzerindeki açıklamaların ardından, bunlara ek olarak rasyonel sezgi/sezgisel akıl kavramı tartışıldı. Hocamız, bu rasyonel sezginin tasavvufi sezgiden tamamen ayrıldığını ve hakikati doğrudan kavrayabilme melekesi anlamında rasyonalitenin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirterek bu türden akılcı bir sezginin Batı felsefesindeki rasyonalist akım için taşıdığı önemi vurguladı.

Hocamızın özellikle üzerinde durduğu bir diğer nokta, akıl kavramının Kur’an-ı Kerim’deki konumu oldu. Kur’an-ı Kerim’de fiil haliyle “akletmek” kelimesine yönelik büyük bir vurgu olmasına rağmen, “akıl” kelimesinin isim formunda geçmemesinin nedenleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bu durumun aynı zamanda modern akıl mirasını ve çağdaş akıl vurgusunu Kur’an-ı Kerim’in indiği döneme taşımaya çalışmanın doğurabileceği sorunlara işaret etti. Bu bağlamda aklı fiil üzerinden anlamanın empirizme, isim üzerinden anlamanın ise rasyonalizme yaklaştırıp yaklaştırmadığı sorusuna değindi. Hocamız, öğrencilerden gelen soruları da cevaplayarak dersi tamamladı.

X’de paylaşılmıştır.