Bu haftaki dersimizde Hadi Adanalı Hocamız, geçen hafta ele aldığımız faydacı ahlak teorisini Kur’ânî bir bakış açısıyla nasıl değerlendirebileceğimiz sorusuyla derse giriş yaptı. Kur’an-ı Kerim’de fayda ve zarar ekseniyle ilişkili kavramların geçtiği ayetlere değinen Hocamız, dersin ikinci bölümünde ise faydacılığın çağdaş tartışmalarda sıklıkla başvurulan örnekleri olan ahlaki ikilemler üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
Hocamız, faydacılığın bir eylemin doğruluğunu sonuçlara bağladığını ve faydanın da kimi yorumlarda haz (hedonizm), kimi yorumlarda mutluluk, kimi yorumlarda ise tercih üzerinden tanımlandığını, ancak bu kavramların hem ölçülebilirlik hem de kimin faydasının neye göre belirleneceği açısından tartışma ürettiğini ifade etti. Devamında, Kur’an-ı Kerim’de doğrudan “fayda” kelimesinin karşılığı olarak tek bir terim olmamasına rağmen “fayda-zarar” ekseninde pek çok ifadenin kullanıldığına dikkat çekti. Bu çerçevede özellikle hayr (خَيْر) ve ni‘me (نِعْمَة) kavramlarının “fayda”nın anlam alanıyla örtüşecek biçimde kullanıldığını söyledi. Ayrıca metâ‘ (مَتَاع), zarar (ضرر), birr (بِرّ), şerr (شَرّ), ihsan (إِحْسَان) ve fazl (فَضْل) gibi kavramların da fayda-zarar bağlamında farklı boyutlara işaret edecek şekilde kullanıldığına ifade etti. Bu kavramlar üzerinden Hocamız, Kur’an-ı Kerim’de “fayda-zarar” alanının tek bir terime indirgenmediğini, aksine birden çok kavramın farklı bağlamlarda “fayda” alanı kurduğunu belirtti.
Hocamız, Kur’an-ı Kerim’de fayda kavramının dünyevî ve uhrevî bağlamlarda kullanıldığını, ancak dikkat çekici bir biçimde dünyevî faydanın daha yoğun göründüğünü belirtti. Dünyevî bağlamda en yoğun işlenen konulardan birinin de “Allah’tan başka ilahlar edinme” teması olduğunu, bunun yanı sıra hayvanlar, insanlar arası ilişkiler ve akrabalık, sihir/büyü, nasihat, doğa olayları, ölümden ve savaştan kaçınma, hac ibadeti ve demirin fayda/zarar boyutu gibi konularda da “fayda-zarar” dilinin işlendiğini söyledi. Uhrevî bağlamda ise daha çok ahirette şefaatin, malın-evladın, insanların ve putların fayda/zarar verip vermeyeceği, ya da kıyamet sonrası imanın fayda vermemesi gibi durumlar etrafında bu temanın işlendiğini ifade etti.
Hocamız, bu çerçevede ilgili iki ayet üzerinden fayda-zarar temasının Kur’an-ı Kerim’de nasıl işlendiğini örneklendirdi. İlk olarak Bakara suresi 219. ayette, içki ve kumarda “insanlar için büyük zarar ve bazı faydalar vardır, zararları faydalarından büyüktür” ifadesi üzerinden Hocamız, Kur’an-ı Kerim’in fayda dilini mutlak anlamda yararın olup olmaması ikiliğine sıkıştırmadığını ifade etti. İkinci olarak ise Hac suresi 12-13. ayetler üzerinden Allah’ı bırakarak kendine ne zarar ne de fayda verebilecek olan şeylere yönelen insanın durumunu ele aldı. Özellikle ayette geçen “zararı yararından daha yakın olan varlıklara yalvarıp yakarır” ifadesine dikkat çeken Hocamız, müfessirlerin bu ayetleri “insanları ilah edinmek” veya büyük figürlerin ölümden sonra putlaştırılması bağlamında yorumladıklarını aktardı. Ayrıca putlar/ilahlar üzerinden maddi fayda üretmenin de mümkün olabildiğini, dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’in dünyevî/maddî faydayı bütünüyle inkâr etmediğini, fakat tevhid ve hakikat bağlamında gerçek faydanın neyde olduğuna dikkat çektiğini ifade etti.

