Mehmet Görmez hocamız derse, Taha Abdurrahman’ın ilmî şahsiyetini tanıtarak ve onu böyle bir derste ele alma gerekçesini açıklayarak başladı. Çağının ötesinde ve ilimlere olan hakimiyeti dolayısıyla hakkının teslim edilmesi gerektiğini ve bir çağdaş İslam düşünürü olan bu şahsiyetin eserlerinin bir ders olarak okutulması gerektiğini söyledi. İde tarafından Türkçeye çevrilen ve çevrilmekte olan eserleri ile henüz tercüme edilmemiş eserlerinin tanıtımını yaptı.
Kelam ve Misak Meselesi
Kelam ilminde Taha Abdurrahman, Allah ile insan arasındaki ilişkiyi üç temel misak (sözleşme) üzerinden temellendirir:
- Şehadet misakı
- Emanet misakı
- Risalet misakı
Bu üç misak, tüm mezheplerin Allah-insan ilişkisini açıklamak için kullandığı temel çerçeveleri kapsamaktadır.
Ardından Abdurrahman’ın Sualü’l-Amel başlıklı eserini “İlim/Bilim ve Fikir/DüşünceArasındaki İlişkiye Bakışın Tecdidi” konusunu Arapça metin üzerinden okuyarak derse başladı.
İlim ve Fikir
“İlim” ile “ma‘rifet”, “fikir” ile “akıl” zaman zaman eşanlamlı kullanılsa da, aynı şey değildir. Bu yüzden ilim–fikir ilişkisini tartışmadan önce her birinin anlamını netleştirmek gerekir.
Temel soru şudur:
•“İlim nedir?”
•“Fikir nedir?”
Bu sorular açıklığa kavuşmadan aralarındaki ilişki sağlıklı bir biçimde kurulamaz.
“İlim kavramı, anlamı açık gibi görünen ancak tafsilatıyla incelendiğinde çok boyutlu bir yapıya sahip bir kavramdır. Çoğu zaman bilgi kavramıyla eş anlamlı görülse de her bilgi ilim değildir. Benzer şekilde, fikir de akıl yürütme ile ilişkilidir; fakat her akıl yürütme bir fikir olarak değerlendirilemez. Bu nedenle ilim ve fikir kavramları, hakikatlerinin kavranabilmesi için hem epistemolojik hem de değer boyutuyla iki yönlü olarak ele alınmalıdır.”
Bilgi Anlayışında Dört İlke
Abdurrahman’a göre bilgi anlayışı dört epistemolojik ilkeye dayanmaktadır:
- Mebdeü’t-tedlîlil-icâbî: Bir şeyin doğruluğu, delilinin varlığıyla sabittir.
- Mebdeü’t-tedlîlil-selbî: Bir şeyin yanlışlığını kanıtlayan delil yoksa o şeyin doğruluğu kabul edilir.
- Mebdeü’-ta‘lîli sebebî: Bilimsel bilgi, bir sebebe dayanmalıdır.
- Mebdeü’t-ta‘lîli gâî: Bilimsel bilgi, belirli bir gayeye yönelmelidir.
Taha Abdurrahman’a Göre Üç İlim Tasavvuru
Bu dört epistemolojik ilke, farklı ilim tasavvurlarının temelini oluşturmaktadır:
- Dar İlim Tasavvuru: Yalnızca görünen tabiat alanına dayalıdır; aritmetik, geometri ve fizik gibi akl-i mücerredi esasa alan ilimleri kapsar.
- Geniş İlim Tasavvuru: Tabiat bilimlerinin yanına insan ve ahlak bilimlerini ekler; ispat, sebebilik ve gayelik ilkelerine dayanır. Burada akl-i müsedded esas alınır.
- En Geniş İlim Tasavvuru: Tabiat, insan ve toplum bilimlerinin yanı sıra metafizik (gaybî) ilimleri de içerir; dört ilkenin tamamını içine alır. Burada ise akl-i müeyyedesas alınır.

