Dönemin ilk Medeniyet Tarihi Okumaları atölye dersi Prof. Dr. Mehmet Özdemir hocamız tarafından tanışma konuşması ile başladı.
Dersin başlangıcında öğrenciler, kendilerini tanıtıp lisans ve yüksek lisans serüvenlerini paylaşarak sınıfın zengin akademik birikimini ortaya koydular. Hocamız da ilim yolculuğunun yalnızca bireysel bir çaba olmadığını, ancakortak bir tecrübe birikimiyle anlam kazanacağını vurguladı.
Özdemir Hoca, bir araştırmacının ilim yolculuğunda takip etmesi gereken temel ilkeleri ele aldı. Bu ilkelerin başında hakikati aramanın önemine değindi. İlmin, arı misali sürekli kaynaklar arasında dolaşarak hakikatin özüne ulaşma çabası olduğunu belirtti. Hakikate ulaşmanın, intihalden uzak durmak ve bilginin hakkını vermekle mümkün olduğunu ifade etti. Metotsuz araştırmanın nitelikli sonuçlar üretmeyeceğini vurgulayarak, her ilim dalının kendi metodolojisine derinlemesine vâkıf olmanın önemine dikkat çekti.
Araştırmacının her iddiasını sağlam temellere dayandırması gerektiğini belirten Özdemir, cedel, polemik ve spekülasyondan uzak durarak sahih bilgiye dayalı çalışmalar yürütmenin gerekliliğini hatırlattı. Hz. Muhammed’in bir toplumu cahiliyeden medeniyete taşıyan örnekliğine atıfla, ilmin dönüştürücü gücüne işaret etti.
Kişisel çıkarlardan arınmış, Allah rızasını merkeze alan bir ilim anlayışının ümmete kalıcı fayda sağlayacağını vurgulayan Hoca, “kem âlet ile kemâlât olmaz” sözüyle ilmi yeterlilik, dil hâkimiyeti ve metodolojik donanımın zaruretine değindi. Arapça, Farsça ve Türkçenin İslam medeniyetinin ana taşıyıcı dilleri olduğunu hatırlattı.
Son olarak, her dönemde hakikati savunmanın güçlüklerine rağmen, ilim insanlarının bu uğurda sebat ettiğini ifade eden Özdemir, ilmin ancak merak, yöntem ve samimiyetle sürdürülebileceğini belirtti. Yeni dönemimizin hayırlar getirmesi temennileri ile dersi noktaladı.

