Medeniyet Tarihi Okumaları Atölyesi | Ders 5

Bu derste Abdullah Cevdet’in metninden hareketle medeniyetler arasındaki çatışma, etkileşim ve kesişim alanları; Osmanlı ile Batı medeniyetinin modern dönemdeki konumu, ve ayrıca Osmanlı Devleti’nin yaşadığı çıkmazlara karşı üretilen alternatif çözüm arayışları ele alındı.

Abdullah Cevdet, Batı medeniyetinin “toptan alınması” gerektiğini savunur. Ona göre inançlar zaman ve mekânın ürünüdür; bu iki unsur değiştikçe itikatlar da dönüşmeye başlar. Bu yaklaşım, dönemin İslamcı düşüncesi için kabul edilebilir bir iddia değildir.

Pozitivist düşünürlerin bir kısmı, bilimin ilerlemesiyle dinlerin zamanla ortadan kalkacağını öngörür. Bu fikir, dönemin bazı Türk aydınlarını da etkilemiştir. Onlara göre bilim, toplumun birçok temel sorununu çözecek yegâne güçtür.

Abdullah Cevdet’e göre batılılaşmanın temel yolu eğitim kurumlarının Batı modeli doğrultusunda dönüştürülmesidir. Bu çerçevede “Yemek ve içmekten sonra en önemli ihtiyaç eğitimdir” sözüne karşılık, Cevdet Paşa “Eğitim, yemek ve içmekten bile önemlidir” diyerek eğitimin mutlak önceliğine vurgu yapar. Hoca burada, bugün bu dersliklerde bulunuyor olmamızın bile Abdullah Cevdet’in önerilerinin bir kısmının hayata geçtiğini gösterdiğini belirtmektedir.

Abdullah Cevdet ayrıca kadının toplumsal hayata aktif katılımı konusu da Abdullah Cevdet’in modernleşme tasavvurunda merkezi bir yer tutar. Ona göre toplumsal gelişme ancak kadınların kamusal ve entelektüel hayatta görünür olmasıyla mümkündür.

Son olarak hoca, Osmanlı’nın son döneminde Abdullah Cevdet gibi aydınların, devletin yeniden var olma mücadelesi yürüttüğü bir dönemde son derece zengin, tartışmaya açık ve cesur bir fikir dünyası ortaya koyduklarını vurguladı. Bu birikimin bugün de yeniden okunması ve değerlendirilmesi gereken önemli bir tecrübe olduğunu ifade etti.

X’de paylaşılmıştır.